19.8.12

kısakısa notnot çokuncu

-Ne iş yapar bu adam diye yansımamı bile göstermeyen bir ekrana bakıp duruyor ve yanı başımda açılacak, gerçeğin çok farklı bir halde olduğu bir yere çıkacak bir kapıya odaklanmamaya çalışıyorum. Çünkü hala açılmadı. Hala daha açılmadı. A.. Neyse.. 

-CV'ye dökülebilir doğru düzgün hiç bir şeyimin olmaması durumu basıyor bazen..

-Saçımı kesersem beni işe alacaklarmış, ne güzel değil mi?

-Akrabalık ilişkilerinize önem vermiyorsanız bayramlarda boş oturuyorsunuz genelde.

-Müzik bazen o kadar ağır ki, düşünmemeye alışıp çürümüş zihne ağır geliyor ve dinleyemiyorsunuz.

-Parlak düşüncelerimi yedi tüm huysuzluğum.

-Mutfak, ilgi göstermeyince kötü kokuyor.

-Evde kahve bitmesinin bazı yan etkileri olduğunu biliyor muydunuz? Ben her seferinde unutuyorum.

-Zihnin masal madeninin ana damarlarından birini kaybetmişlik hissinin mide bulandırıcı etkisini, hiç bir şey yapmamışlığın biriktirdiği açlıkla birleştirince kusmak istiyor insan bazen. Kusmanın türleri üzerine düşünmeden sadece odaklanmaya çalışmayı başaramıyor ama nedense. Gerçekten kusulabilir mesela ya da öfke de kusulabilir dışarıya, sözcük de kusulabilir yazıya, gözyaşı kusulabilir güven verici veyahut zayıf bir ana, çizgi ve renk kusulabilir bir kağıda, hırs kusulabilir bir bilgisayar oyunu oynarken farenin tuşuna..
Midem bulanıyor.

-Dağılan ilginin toplanamayıp etrafa civa misali dağılması gibi bur durum var mesela.

-Müzik yapmayı bilmek isterdim doğrusu. Bir müzik aletinden kulağa hoş gelebilecek sesler çıkarabilmek, bildiğim bir melodiyi taklit edebilmek, kelimesi olmayan bir şeyi anlatmayı deneyebilmek ya da daha basit olarak bir şeyi kelimesiz olarak anlatabilmek.. Neden bilmiyorum ama bazen gerekli geliyor..

-Bu kadar.

-Bi'de iş bulmalıyım yoksa kıyametim kopabilir.

1 yorum:

  1. Mutfağın tembel insanla imtahanı diyoruz biz buna =)

    YanıtlaSil