27.3.12

ses ve ses bir ve ses iki ve ses üç ve müzik ya da müzik nerede?!

Rüzgar bilinmeyen bir dilin sözcüklerini fısıldıyor yine dünyaya. Kendini bildi bileli yapıyor bunu muhtemelen. Bir mesajla doğuyor rüzgarlar. İnsanlara, hayvanlara, ağaçlara, çiçeklere, kayalara fısıldıyorlar. Ağaçlar anlıyor, çiçekler duyuyor, hayvanlar hissediyor insanlar... Eh.. O konuya hiç girmeyelim. Şehirlerdeki fırtınalarda rüzgarlar muhtemelen bize küfrediyor..

İnsanlar bağırmak yerine fısıldasaydı nasıl olurdu ki dünya? Bağırmak sadece kahkahalara, seslenmelere ve şarkı söylemelere özel olsaydı mesela. İnsanlar birbirlerine fısıldasaydı sinirlenince. Daha huzurlu olmaz mıydı acaba?
İnsan bağırırken gökyüzüne özeniyor bence, gök gürültüsüne özellikle.

Sesler yaşamda fazlaca yer kaplıyor aslında. Filmlerin en sevdiğimiz yanları da o arkaplandaki müzikleri olsa gerek. Belki yaşamayıp izlediğimiz o anın duygusunu bize daha iyi vermek için kullanılıyorlar aslında ama hayatımızın arkaplan müzikleri olsa çok güzel olmaz mıydı? Bir arkadaşınızın yanına gidip onunla selamlaştığınız ve hal hatırını sorduğunuz sırada onun arkaplan müziği başlasa ve cevabı o müzikle birlikte dinleseniz; ardından yolda duyduğunuz yol arkaplan müziği bitse ve ikinizin diyaloğuna ait yeni bir müzik başlasa.
Ya da ben yine çok şey istiyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder