20.3.12

eşyalarla aynalarda karakterler boyamak

"Bu odaya bu kadar eşya sığabileceğini düşünmemiştim sanırım." dedi uzun, kahverengi saçlı kadın yerdeki bir sürü alakasız eşyanın arasında basacak düzgün bir nokta ararken. Sarı bir inşaat işçisi miğferi, kırılmış bir kılıcın parçaları, kitaplar, kitapların birinden dışarı çıkmaya çalışan ama sıkışmış küçük bir siluet, oyuncak ayı, bir nota heykeli.. "Normal zamanlarda da buranın karışık olduğunu biliyorum ama bu rekorun olmalı. Düzenli zamanlarında nereye saklıyorsun tüm bu şeyleri?" dedi iğneleyici ve meraklı bir tonla kadın. Sorduğu kişiyi seçemedi tam, bulanık gibiydi. Bir dizi boy aynasının karşısında durup onlara bakıyordu. Birinin içine uzanıp bir miktar kumaş ve bir hançer çıkarıp odanın başka bir köşesine fırlattı. Sağ taraftaki yamuk duran merdivene çarpıp başka bir şeylerin üzerine düştü hançer. Kumaşsa fazla uzaklaşamadı. Biraz aranıp bulduğu makası aynanın içine uzattı. Kadın biraz daha odaklanınca yüzleri bulanık kişiler gördü aynaların içinde. Hiç biri onun yansıması değildi. Ya da onun yansımasından parçaydılar ama bunun görüntüyle alakası yoktu. "Karakter yaratıyorsun galiba? dedi kadın. Hıhım diye bir ses geldi aynaların oradan. "Ne için peki? Yeni bir şeyler mi var?" diye sordu tekrar. O, aynalardan birinin önünde durmuş düşünüyodu. Bir anda aynalardan birinin üzerine yüklenip yere devirdi onu. Cam parçaları dağınık eşyalara karıştı. Kadın bir an için ileri atıldı ama sonra kendini durdurdu. O, hiç bir şey olmamış gibi kalkıp kırık parçaları havaya farklı sıralarla yerleştirmeye başladı. Kısa süre sonra yeni bir boy aynası oluştu önünde, içinde farklı bir şekil olan. "İlginç bir yöntem, tek tek koymaktansa sıçrayan parçaları yerleştirdin ama fazla düzensiz değil mi?" diye sordu yaklaşırken kadın. "Aslında etraf o kadar düzensiz ki bir düzen oluşturuyor." diye cevap verdi. Kadın duraksayıp baktı boş gözlerle, o devam etti. "Yemedin değil mi? Düzensiz falan değil etraf. Bir düzen, bir desen var aslında burada. Sadece görmesi zor." Tek kaşı kalktı kadının, devam ederken sesi hafifçe inceldi ve: "Tamam, biraz düzensiz.. Ama sonuç güzel oldu, sadece bazı şeylerin çıkarılması gerekiyor." Kadın gülünç bulmuştu durumu ama bu hissi yüzüne yansıtmamayı seçip sorgulamasına devam etti. "Neden bir şeyler oluşturduğunu hala anlamadım. Anladığım kadarıyla tipleme yaratıyorsun, karakter değil. Bu, henüz hikayenin belli olmadığı anlamına geliyor." O, kafasını çevirip cevap verecekmiş gibi baktı ama vermedi. "Eğer hikayen belli olsaydı onun üzerinden oluştururdun, bunu biliyorum en azından. Görünüşünden anlaşılabiliyor. Neyse, yeni bir hikaye hazırlayacakmış gibi de durmuyorsun. Sadece bir şeyler yapmak istedin, yanılıyor muyum?" Elindeki aynadan çıkardığı çekiş ve diğer ıvırzıvırı yere bıraktı ve sonra kendi de yere çöküp kadına baktı ve: "Çok başım ağrıyor Latrenu.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder