11.2.12

hastalığımsılık

beni kucakladıktan sonra 39'a sarılıyor derece, o kadar sıcağım ki üşüyorum. uyku şefkatli kollarını sarıyor omuzlarıma ondan nefret ettiğimi bildiği halde. o da beni sevmiyor ama bana daha kötü davranabilmesi için hayatta kalmam gerektiğini biliyor. gözlerimi öpüyor, kararırmış gibi yapıyor dünya ve sonrasında varolmayan renklere sahip bir imge var hatırlayamadığım.
parmak uçlarım buzdan, gövdemse kordan yapılma aslında. başımda bir balyoz var, kırdığı parçalarsa boğazıma takılmış; yutkunamıyorum. acıtıyor. ıslak bez alnımda, kollarımda geziyor zaman zaman. rahatlıyorum. yaramaz çocuklar misali beze uzanıyorum, sıcacık olmuş. korkuyorum ama rengimi değiştirmesine izin vermiyorum, muhtemelen zaten yeterince gariptir rengim.
sessizliği dinlediğim saatlerim ve müziğe dua ettiğim zamanlarım birbiri ardına geçip duruyor. geçiş zamanlarını hatırlamıyorum, uykunun kollarındayım. kafamda şekillenmeyen düşünceler, birilerini özlüyorum zaman zaman. özlemek istemediğim insanlar canlanıyor zihnimde. tek ihtiyaç şefkat aslında, çok bencilim düşüncelerimde. ayrıntıları kenara bırakıyorum, zaten yeterince fiziksel acı hissettiriyor bedenim; daha fazla işkenceye gerek yok. iyileşince düşünürüm.
kaybolmasında suçum olmadığını düşündüğüm şeylerde kendi suçlarımı arıyorum ki daha az çaresiz hissedeyim. karanlık ve sessiz battaniyenin altında bile güven yok artık. tekrar yükseliyor ateş bedenimde, korkuyorum.. ya geçmezse?.. peki ya geçince düşünmeyi ertelediklerim geri gelirse?..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder