2.1.12

yarımmış

yarıda kalmış ya da yarıda bırakılmak zorunda kalınmış yazıların konuları kursağımda kalıyor. tıpkı kırık düşler gibi batıyorlar zihnime. şu bir önceki yazı mesela, baktığı her şeyi duyan ve dokunduğu her şeyi anlayan bir kadın ile baktığı her şeyi anladığını düşünen bir adam arasındaki diyalog olacaktı, sonunda ben onlardan yeni bir şeyler öğrenecektim sözde ama olmadı; bitemedi yazı.
yarım kalmış şeyler herkesin zihnine batıyor mudur acaba?.. yarım hisler, yarım anılar, yarım yazılar, yarım kitaplar, yarım düşünceler, yarım şarkılar.. kafada dönüp duruyor, yarım kenarları keskin kaldıysa kesiyor bile etrafı. çok garip bence. yazılarıma, özellikle öykü yazmaya çalıştığım zamanlara bakınca bolca yarım yazı görüyorum zaten. ortasında bir yerlerde durmuşum hep, dağılmış gitmiş zihnim.
geriye bakınca zaten bolca yarım kalmış şey var hayatımda ve hepsi çok çirkin duruyorlar..

çok yarımları olan insanlar var, kimisini anlamıyorum sanırım kimisiniyse sadece anlıyorum ama mantıklı bulamıyorum. kimisiyse fazlasıyla gerçek..
genel bir mesela dersek;
-yarım intikamları olan bir adam varmış uzaklarda bir yerlerde, yarısını merhametinden kalanınıysa imkansızlıklardan yarım bırakmış. yarım intikamlarını her gün anmış ve kini yarılanmaktansa daha da katlanmış.
-yarım aşkları olan bir adam varmış uzaklarda bir yerlerde, yarısını o kalanınıysa ötekisi yarım bırakmış. her yeni sevgisinde eski yarımların keskin kenarları çizermiş kalbini. geçmişin günahlarıyla yakarmış geleceği.
-yarım cümleleri olan bir adam varmış uzaklarda bir yerlerde, yarısını o kesmiş kalanınıysa başkaları. her cümlesini düşünür olmuş zamanla, gittikçe de daha az konuşmuş yarım kalmasın diye. uhde kalmış tüm yarım cümleleriyse içinde.
-yarım kalmış masalları olan bir adam varmış uzaklarda bir yerlerde, yarısını o yarıda kesmiş kalanınıysa masal karakterleri bırakıp gitmesiyle bitirmiş. hep merak etmiş masallarının sonunu ve yalan yanlış sonlar uydurmuş onlara. hiç bir masalını tamamlayamayacağından korkmuş hep.

bu adam belki erkek belki kadın, bu adam belki saf belki salak, bu adam belki gerçek belki yalan, bu adam belki dürüst belki riyalar, bu adam belki gerçel belki kurgu, bu adam belki sen belki o. bu adam kim bilmiyorum ama uzaklarda bir yerlerde böyle adam ve adamlar var. bu adamın benim yazılarımda kullandığım adamla pek bir alakası yok o başka mesele. alakalı desem bana alınırdı çünkü bence.

bu gereksiz yazı kendini en başta imha etmeliydi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder