17.1.12

aşırı fermente şarkılar da var


Çalan kapının sesiyle irkildi bir anda, tüm dikkatini müziğe vermişti. Gözü saate ilişti, son açtığından beri kaç şarkı dinlemişti kapalı gözlerle kestiremedi ama en azından beş şarkı geçmiş olmalıydı. Şarkıyı kapatıp yerinden kalkana kadar tekrar çaldı kapı. Kapıya vuruyor olsa vuruşundan kim olduğunu ya da ne hissederek kapıyı çaldığını anlayabilirdi belki ama elektronik zil sesleri bu tip tahminleri kısıtlıyordu. Merak hissetti kapıda ama belki de kendisinin kapının ardındakini merakıydı hislerini kaplayan. Halıya takılıp sendeledi düşünceleriyle, düşünceler dağıldı ve kapıyı açtı.

Gülümseyerek karşıladı arkadaşını, onun gelmesini bekleyip beklemediğini düşündü ama çıkaramadı; içeri davet etti hemen. Selamlaşma, refleksifleşmiş hal hatır sormalar ve yalan cevaplarla odaya döndüler. Oturmadan önce gidip su kaynatmaya başladı kahve ya da çay gereksinimine karşı ön hazırlık olarak. "Ne ikram edeyim sana?" diye sordu arkadaşına. Farketmez gibisinden bir şeyler mırıldandı, kelime bile çıkmamıştı belki dışarıya ama tüm vücudu farketmez demişti beden diliyle. Canı sıkkındı galiba ama galibanın oldukça yersiz olduğunu fark etti sonra. Olasılığa yer vermeyecek kadar belliydi bu. Oturduğu şeyin döner sandalye olmasını ve kendi etrafında bir tur atmayı istedi o anda ama olmadı. Konuşmasının, sormasının bir işe yarayıp yaramayacağını düşündü ama karar veremedi. Dışarıda kapalı bir hava vardı zaten, üstelik perşembe günüydü. İnsanlar perşembeleri sevmiyorlar bazen. Müzik listesine döndü hızla ve  "Tam sana göre bir şeyim var" dedi. Listeden aradığı bir şarkıyı buldu ve açtı."Bak, bu yıllanmış bir şarkı. Uzun zaman öncesinden kalma, eski anıların aromatik tadını alabiliyorsundur umarım. Fazla hızlı dinleme ama, çarpar. Yıllanmış şarap gibi davran ona." dedi ona dönerek. Yüz ifadesinde bir değişim olmamıştı şarkının girişi boyunca ama sözler başladığında göz göze geldiler, işe yaradığını düşünüp mutlu oldu. Hiç konuşmadan dinlediler aynı dönemden kalma eskitme anılı şarkıları.

Şarkılar ve hatırlattıklarından konuştular bir süre. Sonra anılar, şarkıların hatırlatmasından çıkıp kendi kendilerini hatırlatmaya başlayınca sustular. Gerek yoktu geçmişin tozlarını kaldırmaya zaten. "İçlerine anı doldurup rafa kaldırmalı bazı şarkıları. Bekletip, yıllandırıp tekrar dinlemeli zaman zaman. Bitirmeden ama içlerindeki anıları.. Tadları o zaman güzel oluyor." dedi dalgın dalgın. "Kimi anı dolu şarkıları da kana kana dinlemeli boşalsın içleri diye. Sarhoş edinceye dek. Beklemiş olan şarkıları da beklememiş olanları da." diye devam etti arkadaşı. Şarabın köpek öldüren diye isimlendirilecek haline uygun şarkılar düşündüler. Biraz daha şarkı dinledikten sonra kalktı arkadaşı, vedalaştılar ve gitti. Geldiği zamankinden daha iyi olmasını umudetti onun. Gidip açık unuttuğu su kaynatıcı garip aleti kapattı. Yanık kokusu çıksın diye pencereyi açtı ve arkadaşı gelmeden önce yaptığı işe, yeni anılar doldurulacak yeni şarkılar ayırma devam etti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder