25.11.11

okunmamak için yazılmış ben dolu yazı

çok zamandır yazasım var, konularım var ama bir şekilde sıralanmıyor harfler ekrana. kendimi yazı yazmaya ikna edemiyorum nedense. öykülerimin karakterleri cephe aldılar bana zaten unuttum onları diye ama bilmiyorlar ki bulamıyorum onları ben? zihnimdeki boşlukla baş başayım ben onlarsa kalelerde, şatolarda saklanıyorlar. o kale nerede? kalenin üzerinde olduğu dağ nerede? burada toprak bile yok, sadece hiç var nedense.

moral bozucu ve sıkıcıyım değil mi? zaten çok konuşan halimden hoşlanmıyor olabilirim şu sıralar, neyse; çok ben oldu burası..



üç dört saat sonra istanbul yoluna düşüyorum. istanbul lanetli bir şehir benim gözümde. her gidişim felaket açtı başıma türlü türlü ya da üzüldüğüm çoğu şeyin bir ucu var o şehirde her nasılsa. korkutuyor, üzüyor ve sinirlendiriyor beni. ne kadar fazla gücü varmış üzerimde bir şehrin?.. izmir sönük geliyor istanbul yanında bana hep. istanbullaşma çabası sezdiriyor bazen. insanlar unutmuş sanırım izmir'in kendi havasını. bolca alerji ilacı, ağrı kesici ile yola çıkacak, kafein ve şeker desteği ile kendimi hayatta tutmaya çalışacağım önümüzdeki yirmi dört saat boyunca. bir ihtimal dönebilirim pazar sabahına ama kim bilir, zamanın neler çıkaracağına bağlı önümüze.


kon-takt var istanbul'da, kocaman frp ve alt kültür etkinliği. yarın itü eski kütüphane'de. beklerim gelenleri, hatta bana tatlı veyahut kahve alırsanız oynattığım oyuna sizinle ilgili bir npc falan ekleyebilirim. olmadı oturup ne kadar kötü ve gereksiz bir blogum olduğundan bahsedebiliriz. çok sıkılıyorum ben, evet.


korkunç tatlı krizim geri döndü şu aralar. insanlardan tatlı istiyorum hatta o kadar çok istiyorum ki insanlar tatlıya karşı zaafım olduğunu düşünüp bununla dalga geçiyor. işin ironik kısmıysa tatlı alan kimsenin olmaması. daha önce bunu yaptığımda asıl amaç insanların tatlı yapmasıydı. yani bir emek harcamasıydı bir amaç uğruna ki, çok az kişi yaptı.. yapanlara minnettarım, onlar benim hakkımda ne düşünür bilmem tabii. bana tatlı sözü olan insanların sayısıysa oldukça yüksek. tatlı ve kahve sözlerini nakit olarak ödese insanlar ev alabilirdim ben bence ya da pastahane falan açabilirdim. eski blogumda bir liste vardı tatlı yapılması karşılığında yapabileceklerimle ilgili, bir ara yenisini hazırlamalıyım sanırım. üç aşağı beş yukarı aynı şeyler olacaklar ama olsun.


bu yazı çok ben oldu değil mi? size ne aslında benden? bilemiyorum, sadece bir yerlere yazmak istedim sanırım. insanlarla konuşmak çok zor, ne anladıklarını kestiremiyorsunuz tıpkı ne anlamadıklarını kestiremediğiniz gibi. çoğunlukla anlamıyormuş gibi duruyorlar zaten bu da onlara anlatmayı gittikçe güçleştiriyor. anlıyor musunuz? bence anladınız.
insanlar anlasın diye basit konuşmaktan zihnimi boşaltmışım gibi geliyor artık. kendimce konuşabileceğim parmakla sayılacak insanlarla ise yollarım ayrıldı bir şekilde. ardlarından hüzünleniyorum sıkça şu aralar. umarım onlar aynısını yapmıyordur, çok sıkıcı olurdu o zaman her şey. 


daha söyleyecek neyim var? oyunum tam hazırlanamadı ama garip şeyler hazırladım. a2 boyutlarında bir sosaria(ultima online'nin geçtiği yer) haritam var mesela. oynadığım zamanlardaki anılarımı depreştiriyor.


neyse, şimdi gidip hazırlanıp evden çıkmalıyım. istanbul beni bekler. umarım biraz ilham ile dönerim.
eskiden ilham perileri vardı, artık yok. keşke yine olsa..bazen o kadar çok özlüyorum ki.. o kadar saçma işte..

2 yorum:

  1. yazılarını ve twitlerini seviyorum. daha sık yaz :)

    YanıtlaSil
  2. elimden geleni yapıyorum efendim ama ilham bazen çok bencil, pek bir teşekkürler (:

    YanıtlaSil