18.5.11

ve perşembe

asrın beşte birini tamamlayıp dörtte birine doğru gidişimin yıl dönümünün arifesinde tüm bu zamanda bir arpa boyu yol gitmediğim serildi gözlerimin önüne.. geç kalmışlık hissine karşı çıkmaya yönelik son güç bir şeylere sarılma arzum var amma ve lakin neye sarılırım bilemiyorum da. boş, çaresiz geliyor. bazen çok işe yaramaz hissediyorum ve zaten yaradığım bir iş de bulamıyorum..

bu yıl dönümleri önemlidir bence. mil taşı gibi, yeni bir şeyler yapabilme gücü ve tazeliği verir bazen. yıl başları, doğum günleri ve saire.. düşünüyorum da ne yapılır ki bu günlerde? aklıma gelen olası fikirlerin hepsini çürütüyorum, önerileri de çürütüyorum. mesele basit aslında, tüm günü huzurlu geçirmek istiyorum yalnızca. bir defa bile suratımın asılmayabileceği bir gün gibi. mutlu olmayı değil, mutsuz olmamayı talep ediyorum yalnızca. yalın. yaln. yalnız kalmadan..

yalnızlık da garip mevzu. fizikseli var, ruhsalı var, düşünceseli var, hisseli var falan.. bazı günler hiç birini hissetmemeli insan işte. çok acayip.

ey kutsal white chocolate mocha şeysi, yarın benimle ol mesela

şu sıralar çok kendimden bahsediyorum sanırım burada, kötü hissettim kendimi. bakın, bundan da bahsettim. neyse, daha fazla sıkmayayım ve gideyim..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder