29.5.11

bugün güneş mavi bulutlar da yeşil değil, yine..

Kapıyı açışıyla birlikte uzun zaman görüşmemenin özlemiyle üzerine atlayıp onu kucakladı soğuk hava dalası. Bu kadar ilgiye dayanamayıp içeri geri gönmeyi düşündü ama içerideki sıcaklıktan da fazlasıyla sıkılmıştı. Soğuk yanaklarını ve burnunu sevgiyle ısırıp onları kızartırken atkısını sıkılaştırıp dudaklarını korumaya aldı. Dudaklarını başkasına saklamayı tercih etti işte. Soğuk buna alınmış olacak ki sokağın öteki ucundan başlayan güçlü bir esintiyle çarpıp ilgisini başka yöne yöneltti. Sabahın bu erken saatinde kaldırımlar uykularından yeni uyanıp günlük çalışmaları olan 'başkalarının altında ezilmece'ye yeni başlamışlardı. Evin dışındaki ilk kaldırım parçasına selam verip başıyla yürümeye başladı. Bugün kendisinin 'başkaları altında ezilmece' günü değildi, yarın başlayacaktı işe.

İlerde değişip değişmemekte karar kılmaya çalışan trafik lambasını görünce bir an kendisine yanacak yeşile yetişmek için hızlandı ama sonra durdu. O gidene kadar tekrar kırmızı yanıp arabalara el sallamaya başlayan trafik lambasına dayanıp hal hatır sordu, elini ona dayayıp yanında olduğunu belli etmeye çalıştı. Hüzünlendi trafik lambası ve belki acındığını düşünmüş olacaktır ki yeşil yaktı tekrar. Dokunduğunun ışık düğmesi olmadığına emin olmak için elini kaldırdı bir an ama değildi, her halde alıştı yanlızlığına ve herkesin onun yanından gitme isteğine diye düşünüp karşıdan karşıya geçti. Yolun öteki tarafındaki trafik lambasına da gülümsedi. Lamba utanıp kızardı ve kırmızı ışığını yaktı. İnsanlar yanlarında zaman kaybetmemek için savaş verirken onlar da yabanileşmişti bir miktar tabii.. Zavallı trafik lambaları..

İlerdeki otobüs durağının kafası kalabalıklığını görünce gözü korktu ve ona daha fazla yük olmamak için bir süre daha yürüyerek devam etmeye karar verdi. Ejderha tarafından kaçırılmış prenses gibi hüzünlü bakan güle ve onun dikenlerini soyan çiçekçiye bakıp düşüncelerini neyseledi ve kendini artan araba homurtularından kurtarmak için metro girişine attı. İlerde, boy band misali dizilmiş beş bankamatiğe gülümsedi ve bir an durup ıslık çalıp parmak şıklatmalarını bekledi ama onlar güvenlik görevlisi daha önceden görmüş olacaklar ki başlarını öne eğdiler. Güvenlik görevlisinin elindeki maket mi değil mi ya da gerçekten çalışıyor mu anlaşılmayan metal dedektörümsü şeyin, güvenlikçinin umursamadığı ama metal dedektörümsünün sapıkça keyif aldığı sıradan tacizinden sıyrılıp daha da yeraltına indi. Bir grup insanla birlikte biraz bekleyip büyük metal solucanın onu yemesine izin verdi..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder