24.2.11

hepsi bu sizin yapay evreninizin suçu aslında 4

Adam yolun ortasında oturmuş su içen birini gördü, el sallayarak ona yaklaştı.
-Merhaba! Bir şey sorabilir miyim acaba?
-Elbette ki, benim işim bu. Durun not edeyim.
-İşiniz ne ki?
-Bu daha önce sorulmuştu üstelik asıl sorunuzun bu olduğunu da sanmıyorum. Ben insanların hayatlarını oluşturan soruları biriktiriyorum.
-Neden?
-Bu da sorulmuştu, neyse. Biriktiriyorum çünkü yaşam amacım bu. Koleksiyon gibi düşünebilirsin bunu, ayrıca eğlenceli de bir uğraş. Hem yeterince biriktirdiğimde onları değerli bir şeylerle takas edebilirim. Mesela yürüyen bir ev gibi, hep onlardan bir tane istemişimdir.
-Size sadece saati soracak olmadığımı nereden biliyorsunuz ki?
-Saat daha önce soruldu bir yerlerde. Hem niye yoldaki tanımadığın birine saati sorarsın ki? Doğru söylediğine nasıl inanabilirsin?
-Çünkü yalan söylemesi için hiç bir neden yok?
-Ama doğru söylemesi için de yok? İkisi için de neden olmayınca kötücül ve bencil olanı yaparlar genelde.
-Kötücülü bilemem de bencil olan konusunda haklısın sanırım ama ne kazanabilir ki saati yanlış söyleyerek.
-Bilmiyorum, tanımadığın bir insana nasıl güvenebilirsin ki ama bu konuda?
-Bilmiyorum, kafamı karıştırdın.
-O zaman geçelim bu konuyu, senin sorun ne?
-Nerede olduğunu bilmediğin birini nasıl bulabilirsin?
-Tamam, bunu da not aldım.
-Peki ya cevap?
-Ne? Ben soruları topluyorum, cevaplarla işim yok ki benim.
-Çok gereksiz birisin..
-Bu çok kabaydı!
-Senin sorun ne peki?
-Benim bir sorum yok.
-O zaman kendin için de çok gereksiz birisin.
-Sanırım haklısın.. Yolu dümdüz devam et, geldiğim yol üzerinde çok yer gezmiş bir adam vardı. Onun sorusu da gideceği bir sonraki yer üzerineydi, ona sorabilirsin. Belki yanında cevabı da vardır.
-Kolay gelsin sana sorularla.
-Sana da bol cevaplar dilerim, umarım istemediklerinle karşılaşmazsın.
-Sanırım bu bir süredir duyduğum en iyi dilek..

Adam yoluna devam ederken yabancı yeni sorusunu defterine ekliyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder