30.1.11

tüm maksat göz acıtmak

düşüyorum, düşüyorum, düşüyorum, düş, kabus. kabus. sadece kabus. gürültü var sadece. tüm renkler gürültülü, etrafta anlamsız sözcükler sıralanan uğultulu televizyon sesleri, etrafta elektrikle çalışan aletlerin anlamsız gürültüsü, etrafta çığlıklar hayır hayır çığlıklar sadece kafamda ve o kadar sessizler ki kulaklarımı tırmalıyorlar, etrafta kör edici ışıklar.. düşüyorum, düşüyorum, düş, düş, üşüdüm..

elektrikle uğuldayan battaniye yakıyor bedenimi, üşüyorum. çok üşüyorum. kalbimde bir probem var, yerinden memnun değil ya da sığmıyor orayı burayı dürtüyor. kıyafetimden görebiliyorum zıplayışını. kalbim akciğerlerime tecavüz ediyor sanki. nefes alamıyorum. hava yok, hayır hayır öyle değil o kadar çok hava var ki nefes alamıyorum! hava çok iğrenç, pis, kirli, düşünce dolu hava! öksürüyorum. boğazım parçalanıyor, öksürüyorum! kan tadı var ağzımda ama mecazi mi gerçek mi ayırt edemiyorum. öksürük duruyor biraz, soluklanıyorum geldiğince elimden ya da ağzımdan. mecaziymiş kan tadı ama acıyor boğazım. üşüyorum, yanıyor bedenim. düşüyorum, uykum geliyor. düşlerimden korkuyorum..

aynanın üzerini örtmek zorunda kaldım yine, çok kötü bakıyor o adam. suçluyor beni her şeyle, kısa cümleler kuruyor. suçluyor. dili çok keskin, kanatıyor zihnimi her sözcüğü. her kelimesi yüklü, ağır, acı.. uyurken gelip devam edeceğinden korkuyorum, bir havluyla örtüyorum üstünü. havlunun arkasında beni bekliyor. korkuyorum..

bakmadığım zamanlarda hareket ediyor her şey, televizyonu açmak zorunda kalıyorum. onun hareket eden resimleri ilgimi kendisine topluyor ki diğerlerinin arkamdan sinsice yanaşışına kanmıyorum. korkuyorum. aynadaki adamın sesi kulaklarımda hala, acıtıyor. kan tadı var ağzımda, dudaklarım parçalanmış. etimi kemiriyorum önce mecazi anlamda zihnimi sonra gerçek anlamıyla dudaklarımı.

kayboluyorum. yürüyüşe çıkışlarımdan biri değil bu, ölümüne kayboluyorum. yorgunluk, açlık ve susuzlukla kayboluyorum. duvarlarının olmamasıyla, bir yere ulaşamamakla cezalandırıldığım hapisanemde kayboluyorum. umudumu kaybediyorum. ben yürümek zorunda kalırken o geride kalıyor, beni terk ediyor. gidiyor. kayboluyorum..

ağlıyorum hiçliğimin ortasında, kimse duymayacak nasıl olsa. ağlıyorum, birileri görsün gözyaşlarımı diye ağlıyorum. gözyaşlarım lethe ile birleşsin diye dua ediyorum. merhamet dileniyorum. bağışlanmak için yakarıyorum. sonuçsuz kalıyorum.. yalnız kalıyorum.. ağlıyorum.. su-suyorum. sus-uyorum..

ölüm görüyorum tüm baktığım yerlerde, ölen şeyler görüyorum. ölen kendimi görüyorum. ölümlerimi görüyorum, biriktirdiğim ölümlerimi görüyorum, ölülerimi gömerken görüyorum. etrafa kefenler yığılmış, hepsinde bir bekçi yani ben, her kefende bir kişi yani ben..

umudumu kaybediyorum, dayanaklarımı kaybediyorum, kendimi kaybediyorum, yitiyorum, gidiyorum.. düşüyorum, düşüyorum, düşüyorum.. üşüyorum.. düş yok, kabus var sadece..

uyumaktan korkuyorum..
düşünmekten korkuyorum..
yarından korkuyorum..
kendimden korkuyorum..

sadece sizlerden korkmuyorum.
artık düşünmüyorum.
düşünmüyorum.
düşmüyorum.
düşlemiyorum..
uyumak istemiyorum..
ölüyorum.. hep ben ölüyorum.. ben hep ölüyorum..
biliyorsun..
uyuyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder