26.1.11

nedemekistediğimianladığımısanmıyorum

-m ve n arasındaki tek fark bir adet r
-amuda kalkıp kitap okumak kitaba hakaret sayılabilir
-gtalk msn'i döver
-insanlar hapşurduğunda hayatlarında kısalan ya da değişen şeyler oluyor bu nedenle onlara iyi dilekler veyahut uzun ömürler dileme gibi bir adet var bence. ben bugün habire hapşurdum. bence yarın çok garip olacak. yeterince çok yaşa dileği alamamışımdır
-lost room'daki otobüs biletinden istiyorum ben!
-evvel zaman içinde kalbur saman içinde pireler berber iken develer tellal iken birileri yatağında mışıl mışıl uyur iken uykusuzluğun zihnimizde doğurduğu minik bir yaratıkcık varmış. yaratıkcık varoluş zamanını falan hiç hatırlamazmış, tek bildiği bildi bileli kendisinin hep varolduğuymuş. günün birinde yaratıkcık dünyayı gezmeye karar vermiş. önce bir ormana gitmiş, orada ağaçlarla karşılaşmış. bir ağaçla konuşmaya başlamış. ağaç ona tohumlardan bahsetmiş o da bu muhabbetten ne kadar sıkıldığını fark etmiş. başka bir ağacın yanına gitmiş. o ağaç ona, başka bir ormandaki sırtları birbirlerine dönük iki ağacın imkansız aşkından bahsetmiş. yaratıkcık ayaklarının varlığına şükredip ormandan ve geveze ağaçlardan uzaklaşmış. sonra yaratıkcık bir çöle gitmiş ve orada kumlarla karşılaşmış. kumlar ona seraplardan bahsetmişler. yaratıkcık yürüyüp gördüğü ama ulaşamadığı serabı takip etmeye başlamış ama görmeden önce seraba ulaşmış. kumların ona anlattığı bekleyişin yokluğunda eğlenemeden oradan uzaklaşmış. sonunda yaratıkcık bir şehre varmış, kaybolmuş ve unutulmuş. herhangi bir parkta herhangi bir bankta herhangi biri gibi uyuya kalmış. uyandığında bir ağaç ona arkasındaki ağaçla yaşadığı imkansız aşktan bahsediyormuş. ağaca beklemesini söyleyip koşarak şehre gitmiş, iki ayna alıp ağaçların yanlarına dikmiş ve ağaçların birbirini görebilmesini sağlamış. çöle gidip kum tanelerine bir serap resmi hediye etmiş. sonunda görevinin tamamladığına inanıp banka geri dönmüş ve tekrar uykuya dalmış. masal bitmiş çünkü yaratıkcık masalın sözcüklerine takılmaktan sıkılmış. masaldan çıkıp, yapacak eğlenceli bir şeyler aramış..
-bailey's tanrı olsa daha inançlı bir insan olurdum ben. ibadet bile ederdim. yiyecekten tanrılarda en uygun ibadet yemek olurdu diye düşünüyorum o zaman içecekten tanrıları da içerek ibadet edebilmeliyiz.
-‎"adil misiniz yoksa dürüst mü?" hamlet
-bazı insanlar o kadar yapmacıklar ki yapay kimyasallara olan alerjilerimi dürtüklüyorlar. kaşınıyorum, hapşuruyorum, sivilceleniyorum falan..
- faust'ta mephisto'nun oraya buraya saplayıp şarap çıkarttığı bir fıçı musluğu vardı. ondan istiyorum ben de. lanetliyse lanetli olsun. bana ne.
-tanrının bir yazar ekibi var. fikirleri o buluyor, kitapları başkasına yazdırıyor.
-telefon numaramın telefondaki harf karşılıklarından kelime yaratmayı denemek istedim amma ve lakin 1 tuşu noktalama işaretlerine denk geliyor diye vazgeçtim. normal sıralamayı hatırlamaya da üşendim.
-insanlara duymak istedikleri cevabı uygun şekilde verdiğinde gözlerinde bir parıltı oluşuyor. çok korkunç. bende de oluyordur kesin. çok korkunç..
-fotoğraflar ruhlarımızdan parçalar yakalıyor, kabul edin bunu artık!
-kişi kendinde değişiklik yapmaya başladığında, bir yerden sonra eski halini öldürmüştür diyebilir miyiz?
-hediyelik eşya dükkanlarında bong satılıyor olması ürkütüyor bazen beni
-burada olmam burada olacağım ya da burada olmamam burada olmayacağım anlamına gelebilseydi kendimi daha da anlamazdım
-başka şeylere vekaleten gelişen hislerin ışığının üzerine vuruşunun yarattığı gölgelerde büyüyen duyguları bastırmak için ne bastığınız ya da ne bastırttığınızı umursamıyorum. yapmacık ya da yapay geliyorsunuz sadece.
kendi mantığınızı bilmemeniz beni hüzünlendiriyor. eminim ki sizi sevenleri de hüzünlendiriyordur bazen.
-ne kadar iyi blöf yaparsan yap eline düzgün kart gelmedi mi kaybetme ihtimalin inanılmaz yüksek oluyor
- insanların sınıflandırmaları ve sıkıntılandırmaları onların hayatlarını cehenneme çeviren şeylerden biri gibi. konseptlere o kadar fazla sokuyorlar ki kendilerini, o kadar yükleniyorlar ki mantığa ve doğruya sonunda elleri acıyor ve bundan dayandıkları o mantık, doğru ve kıstasları suçluyorlar. ne abuk. yüklenmeyin o kadar, sakin sakin olun falan.
-depresif insanlar etraftaki renkleri matlaştırıyor ve sıkıntılılaştırıyorlar. onları gıdıklamalı ve dünyaya bu şekilde yardım etmeliyiz.
-bir gün sıcak su havuzum olursa içini kahveyle doldurup yüzeceğim
-çalışma masasının yanında üzerine ondan sonra alınmış kitaplar yığılıp alta sıkıştırılmış ve okuma sırası ertelendikçe ertelenmiş, adı sanı duyulmamış ve zaten az baskısı yapılmış hüzünlü kitapların sabrı hiç bir insanda yok
-bize dünyayı farklı gösterecek gözlüklere ihtiyacımız var.
hayır, gözlük gibi olacak bakış açılarına ya da ilaçlara değil. gözlüklere ihtiyacımız var!

son 11 saattir yaptığım facebook bombardımanından kaybolmasını istemediğim seçmeler bunlar. çok sıkıldım. kahve istiyorum sanırım. ve tüm bu yazılar esnasında kimseyi doğrudan hedef alarak laf sokmaya çalışmamayı başardığıma inanıyorum. çoğunlukla yani. en azından buraya yazdıklarımda diyelim.

7 yorum:

  1. Algıda seçicilik yapcam o kadar şeyin içerisinden, depresiflere attığın lafa takıldım.
    Depresif insanları gıdıklamalı, peki manik depresifleri napcaz? Yada kendine depresif, etrafa manik olanları? :D

    YanıtlaSil
  2. efenim; manik depresifleri o anki ruh durumlarına göre ve bunu stabil tutma amaçlı yaklaşımlarla idare etmeliyiz çünkü manik atak da depresif kadar yıkıcı bazen ve de kendine depresif etrafa manik olan zaten depresiftir, müdahale gerektirir. gerekirse çikolata falan verilip kimyasal etkiye maruz bırakılabilir. efet.

    YanıtlaSil
  3. Pekala, çözümümü buldum, teşekkür diyorum.
    Saygılar.

    YanıtlaSil
  4. Diyorum değil de ediyorum olsa daha şık olurdu tabi o. (Bu konularda takıntılıyım, çaktırma)

    YanıtlaSil
  5. kahve ve çikolata iyi gelebilir bence herkese :p

    YanıtlaSil
  6. Üstüne arada bir de dışarı çıkmak bence çözüm, iki hafta evde tıkılı kalan bünyeyi çikolata kazanına atsan fayda etmez. :D
    O yüzden yaşasın absürd frp günü. ^^

    YanıtlaSil
  7. heh, doğrusu ben biraz daha evde durursam kafayı gerçekten yiyeceğim gibi gelmekte sıkıntıdan. birşeyler bulmalıyım o_O'

    YanıtlaSil