20.1.11

düşünsel karalamaca

İnsanlar ve çevrelerine fark etmeden verdikleri hasarlar asosyal yanlarımızı dürtükleyip öne çıkartıyor ve isyan bayraklarını çektiriyor bazen belki de. Hani fark etseler yaptıklarını onlara kızarken kendini daha rahat hissedebiliyor kişi, kötü diye yaftalayarak onları ama öteki türlüsü hiç hoş olmuyor. İnsanlar garip, insanlar tuhaf. Bu bir gerçek.

İsim sorma olayına alışamıyorum bir türlü. O anda tanıştığım biriyle saatlerce konuşup adını sormayıp bundan rahatsızlık duymayabilirim sanırım. Zaten birebir konuşmalarda isim kullanımını da anlamıyorum. Cep telefonunuza mesaj atarken adınızı mesajın başına ekleyenler, msn'de konuşmaya adınızı kullanarak başlayanlar falan. Yani ne alaka!
İşin en garip yanı adımın sorulduğunda duraksamam sanırım. Ne diyeceğime karar veremiyorum bazen.

Shuffle çok acımasız davranıyor bazen seçtiği şarkılarda.

Asosyalliğin ekonomik getirileri ile ilgili bir makale yazdım kafamda sözcüksüz, toplumları çok etkiledi bir süreliğine ama sonra unutuldu gitti.

Tanıdığım ama görüşmediğim ya da karşılaşmadan karşılaşmaya konuştuğum çok fazla insan olması ama canım sıkılınca kimi arasam diye uzun uzun düşünüp sonuçta vazgeçip oturduğumu fark ettiğimde etrafımdakileri uzaklaştırmadaki üstün başarımı da görmüş oldum. Sonra bunun üzerine biraz daha düşününce bu tanıdığım ama görüşmediğim güruh ile nasıl ve nerede tanıştığımı, nasıl tanıştığımı hatırlamadığımı fark ettim. Cidden, sıfırdan nasıl yaratılır ki çevre? İlk adım genelde okul, kurs, iş gibi zorunlu olarak bir arada bulunduğun insanlar arasından seçim yapmakla başlıyor sonradan ip söküğü gibi devam ediyor sanırım. Ama sanırım, deneme fırsatım olmadı bunu da. Çok garip sorun.
Ama şu var ki, neye ihtiyacı olduğunu anlamakta zorlanan pek çok insanın ihtiyacı olan şey kendilerine daha fazla şey katacak insanlar bence. Hedonist hedonist bir yere kadar sabredebiliyor gibi bilinçaltı. Gözlem bu tabii sadece..

3 yorum:

  1. Pavese 'Yaşama Uğraşı'nda bişeyden bahsediyordu: İnsanlar aklından geçenleri yazıda görünce o yazarı benimsiyorlar öyle seviyorlar(kitabı açıp doğru cümleyi bulmaya üşendim yapım gereği:p).
    Yazdıklarını bu yüzden seviyorum sanırım.
    Çevre yaratmaktan bahsetmişsin, evet okul, iş bu nedenlerle yaratılıyor da mesela ben bu çevreyi devam ettirmekte zorlanmışımdır hep. O ortamdan çıktığım zaman o kişiler de arkada kalır çoğu zaman, arayıp sormam. Çünkü bi yerden sonra lüzumsuz arkadaşlıklar yormaya başlıyor. Ya otur dedikodu yap, geyik yap derdin ne dimi? Yok işte sürekli karşımdaki bana ne katacak düşüncesi var. Çoğu zaman bu yüzden insanlarla görüşmüyorum. Amaan X'le dışarı çıkana kadar evde bi kitap okurum, film izlerim demeye başladım, olmadı yatar uyurum. Genelde artık 'acaba kime ulaşsam da görüşsek' diye elim telefona bile gitmiyor,nasılsa boşa bi hamle olcak.
    (:

    YanıtlaSil
  2. pek bir teşekkürler efendim;
    yalnız iş yapmaktan hoşlanmamaktan dolayı ertelediğim onlarca şeyden ötürü bu soruna elbet bir çözüm bulacağım gibi düşünmekteyim aslında ama bakalım, zaman gösterecek
    ayrıca üzerinde daha fazla düşündüm de; asosyallik bana göre değil gibi pek, uzun süre evde durunca kötü etkileniyorum

    YanıtlaSil
  3. 1 hafta sonra ben de mızmızlanmaya başlicam evde durmaktan ama dışardan daha güvenli geliyor en azından. (:

    YanıtlaSil