5.11.10

yürüme

dans eden minik siyah ateşleri izliyorum gözerime sarılmış koyu, renksiz kumaşlarla. bacaklarım kırık, yürüyorum. bastonuma dayanıyorum zaman zaman ama ne ellerim var ne de kollarım.
ne garip aslında. ne yaptığımın farkında bile olmadığımı fark ettim ne yaptığımı adımdan iyi bildiğimi sanırken. hatta adım bile aklıma gelmedi bir an. ne kadar çok adım var? ne kadar çok sesleniş hatırlıyorum böyle bana ithafen yapılmış. farklılığın söyleyenler, ses tonları ve anlamlarından mı yoksa kelimeler ve harflerden mi olduğunu ayırt edemiyorum. bacaklarım çok acıyor. yürümeye devam ediyorum ama aslında yürüyemiyorum. yürüyemeyecekken nasıl devam edebilirim ki yürümeye? dayanağım var ama! bastonum yanımda. hep yanımda olmuştur. neyden yapılma hatırlamıyorum. hep ılıktır biraz o. kıvrımları yumuşak, pürüssüz ve narin. aynı zamanda katı, kuru ve sert. yardım ediyor yürümeme. ellerimi hissetmiyorum, bileklerimde ağırlıklar. eziyorlar ellerimi. canım yanıyor. çok acıyor! .. bastonuma tutunuyorum ama neyle hiç bir fikrim yok. bastonuma tutunuyorum ve yürüyorum..
atmaya devam eden ve bu konuda ısrarcı bir kalbim var ama. bulunduğu kafesin sınırlarını zorlayıp çıkmak ve göğsümdeki tüm kemikleri parçalamak için kendini harap etse bile var. atıyor. hissediyorum. ağır, metalle doluymuş gibi ağır. kendini dışarı atıyor sürekli. yumruk yiyor gibiyim ama içeriden doğru. o vuruyor, ben adım atıyorum. o beni itiyor. ayaklarım yeterince acıyınca, onu hissetmeyebiliyorum..
gözlerimi bağlayan koyu, renksiz örtü kaşındırıyor yüzümü. yüzüm ıslak ve demir kokuyor. tuzlu bir tad vardı eskiden, alıştım ve geçti artık. acıyor yanaklarım, dudaklarıma şekil verilmiş; değişmiyorlar. kabuk çatırtısı geliyor ağzımı aralamaya çalışınca. biraz daha demir kokulu, tuzlu sıvı akıyor ağzıma. genelde denemiyorum.. gözlerimin etrafı koyu, renksiz bir kumaşla sarılı. etrafımda simsiyah, karanlık alevler dans ediyor biçimsizce ama düzenle. yürüyorum. canım yanıyor.
huzura yürüyorum. bacaklarım yok, yürüyorum. tutanağım yok, tutunuyorum. gözlerim yok, görüyorum. yaşamım yok, yürüyorum.

belkide sizi zayıf kılan, yalnız bıraktığınız ruhunuzun acısıdır. en son ne zaman beslediniz onu? ben beslemedim. benim ruhum yok. sadece benliğim var. siz, ruhunuzla yalnızsınız. ben, yapayalnızım.. ona iyi bakın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder