15.11.10

sözcüklerim var benim

-el yapımı mucizelerden ümit kestim artık, ev yapımı huzurlar yeni gözdem. bir de hissetmeyi başarabilseydim yalnızken. insanların hissedişlerini paylaşmaya alışmışlığımın nedeni kendi hislerimin körelmişliği mi acaba. yalnız yemek yemekten dahi keyif almam çoğunlukla. elin yaptıklarındansa kendiminkilere bakmalıyım sanırım bir süre. belki böylece hayat da dengesine döner keyfi yerine gelir de.

-anladığımızı sandığımız insanların en az anladığımız insanlar oluşu, anlama işini bile tembelliğe vuruşumuzdan kaynaklı sanırım. veyahut uzamasını izlediğiniz bir bitkinin boy atışını fark edemememiz gibi bir şeydir belki de. anlayabiliriz anlık olarak ama genel olarak anladığımıza inanmamız kendi kandırmacamız sanki. belki. kim bilir? ben bilmem. bilsem, bunu düşünmem.

- bu soru, bu da cevap. optimist yanımın bırakmamı ısrarla tembihlediği şarkılardan biri daha.

-içinde müzik çalan bloglar çok garip. benim tarihi eser modundaki bilgisayarım onları daha yavaş açmakla kalmayıp onların müziğiyle o an benim dinlediğim müziğin birbirine girmesinden dolayı ortaya çıkan kaos baş ağrımı çok ilginç düzeylere getiriyor. ha, şu bir gerçek ki bazısında çok cici şarkılar çalıyor. sırf bunu söylemek için bir yerlere yorum yapasım geliyor ama sonra saçma bulup vazgeçiyorum. insanların yazılarına yorum yapmak konusunda beceriksizim sanırım ben de.

-"I'm looking for more friends to play with in Island God. Join me as a neighbor, there are never too many gods!" şeklinde bir aplikasyon davetiyesi geldi feysbuktan. zaaflarımdan birinin saldırıya uğradığı hissindeyim ama direniyorum şimdilik. evet, tanrıyı çok ama çok kıskanıyorum.

-facebook'u kapatma isteğimle ve tersi yöndeki isteğimle tartışıyoruz arada. event falan takibi için çok kullanışlı ama onun dışında bir o kadar da gereksiz artık. sayfamdakileri tanımıyorum, hatırlamıyorum, konuşmuyorum, sevmiyorum. yani hepsini değil de, var böyle insanlar. güzel güzel 100'e indirdiğim liste yine 160 falan olmuş. 300 falandı sanırım önceden. kim ki bu insanlar. telefonumun rehberi bile bu kadar değildir bence ki telefonumun rehberinin bile çok çok azını aktif kullanıyorum. ilk okul arkadaşlarımla görüşmüyorum, konuşmuyorum, onlarla ilgili hatıralarımı hatırlamakta dahi oldukça zorlanıyorum. -hoş, geçen seneye dair olan hatırlarımı hatırlamakta da zorlanıyorum ben ama neyse- garip şey. kapalıya yakın hale getireyim dedim en son. bakalım zaman ne gösterecek.

-sadece neil gaiman'ı takip etmek için twitter kullanıyorum aslında. diğer her yazdığım, izlediğim falan filan bu olayı kapatmak için komplo. evet.

-bir yanım izmir'den nefret ediyor ötekisiyse ona hayran. hayran olan sevgisinin platonik olduğuna inanıyor ve kendince kanıtları olduğunu söylüyor ama, işte o biraz garip.

-daha çok yazasım vardı, çok şey aklıma gelmedi ayrıca çok yazılardan da hoşlanmadığımı hatırladım. öyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder