23.11.10

ne dedim ben?

melodilerin boşluğundan fırlayıp sizi anıların içine çeken pençe sürtülüp yaralandığınız kırılmışlık parçalarını yetersiz bir işkence bulup sıkabiliyor bazen.

kendimize kızmışlıklarımı sakladığımız küçük delikleri insanlar görmesin diye gizlerken kendimiz de kaybedersek ne ala. egomuzun yeni silahları olarak kullanacağı bu ufak karanlıklar dışavurumda bilinçaltımızı suçlayabileceğimiz yeni bir yön yaratabilir. ancak farkındaysak onların, ters tuttuğumuz bir silah gibidir saldırı altındayken. savunmak için ateşler, kendimizi yaralarız.

talihsizlikler dizilerine alışmışlığımız onları kabullenmişliğimiz anlamına gelmese bile onları kendimize çektiğimiz anlamına geliyor belki gerçekten. varolacağını farkında olmadan kabullendiğimiz gerçeklerimiz var hepimizin; hep "olmasından en çok korktuğum şeylerden" diye isimlendirip aslında hiç düşünmediğimiz.

sevdiklerimize daha fazla yalan söylediğimizi düşünürüm hep. küçük şeyler. nasılsın ve ne yapıyorsunlara verilen hiç cevapları, hızlı naberlere verilen iyiyimler minik örnekler. can sıkıcı ufak ayrıntıları kendi gözlerimizin önünden atamadığımızda onlarınkine bulaştırmak istemeyiz kimi zamanlarda. onlara yalan söyleriz. yalan söylediğimizi fark etmeyiz bile. aslında yalan değildir o.
ben aslında yalan söylememeye çalışıyorum, cidden.

eskiden noktaları sevmezdim cümlelerin sonundaki. sınırlanmaktan hoşlanmayacağını düşünürdüm cümlelerin, tümcelerin, anlamların. sonra geçti..

korkuyorum bazen sürekli kullandığım falan kelimeleri, ki bağlaçları, minik pekiştirmeler toplaşıp bir canavara dönüşüp beni yiyecek diye. evet.

aynanın ardındaki ben değilim. görünüşümüz aynı olmak zorunda belki onunla ama o bence ben değilim. benzemiyoruz. ve ben bakmadığımda, o yaşamaya devam ediyor. tıpkı o bakmadığında ben devam ettiğim gibi. ya da belki ben bakmadığımda, o bakmaya devam ediyor..

ne dediğimi anladığımı sanmıyorum. aslında ne dediğimi anladığını da sanmıyorum. tabi ben anlamamışken sen anlamışsan aslında bu iyi bir şey olabilir zira en azından anlaşılabilecek bir şey söylemiş olabilirim ki işin garip kısımlarından biri bir şey anlatmaya çalışmıyor olmam.

her ne kadar sürç-i lisan ettiysem affola..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder